RAMAZAN MEKTEBİ

On bir ayın sultanı, rahmet, mağfiret ve bereket ayı Ramazan geliyor!
Pazar günü İlk Teravih namazını kılacağız ve ilk sahura kalkacağız
Pazartesi günü İlk orucumuzu tutacağız.

Bizleri bu aya kavuşturan Rabbimize hamd olsun.

Ramazan Ayı, Allah’ın müminlere büyük bir ihsanıdır. Çünkü ramazan ayı; Kur'an, oruç, iyilik ve güzellik ayıdır. Tövbelerin, duaların, hayır ve hasenatın kabul olunduğu mübarek bir aydır.
Ramazan ayı ki; oruç tutan, ibadet ve taatta bulunan, hayır ve hasenat yapan, tevbe ve istiğfarda bulunan müminler için rahmet ve mağfiret ayıdır.
Ramazan ayı ki; orucu, iftarı, sahuru, teravihi, cemaatle dolan camileri, dinlenen vaazları ve okunan mukabeleleri ile kurtuluş ayıdır.
Ramazan ayı; Tutacağımız oruçlarla bedenimizin sıhhate kavuşacağı, vereceğimiz zekatlar ve sadakalarla malımızın temizliğe ulaşacağı, şeytanların kullara yaklaşamaması ve nefsimizin açlıkla terbiye olmasıyla huzura erdiğimiz, maddi ve manevi hayatımızda birçok güzelliklerin yaşandığı bir aydır.
Ramazan ayı; İbadet hayatımızda oruçlarımızla, beş vakit namaz ve teravih namazlarımızla, okuyacağımız Kur’an ile manevi yönde birçok güzellikler elde edeceğimiz bir aydır.
-Ramazan ayı, Kur'an-ı Kerim ayıdır. Kalplere nur, gönüllere şifa, müminlere rahmet ve bütün insanlığa hidayet olan Kur'an-ı Kerim, bu ay içerisinde bulunan Kadir Gece'sinde indirilmeye başlanmıştır.(Kadir Suresi)
İndiği ayı on bir ayın sultanı yapan, içinde inmiş olduğu günü bin aydan hayırlı yapan Kur’an-ı Kerim; yaşamında olduğu insanı ise insanlar içinde kıymetli yapar, hayırlı yapar. Bir ayı, bir günü nurlandıran Kur'an insanın kalbini pürnur eder.Hayıtımıza anlam katar, gönlümüze huzur verir.
-Ramazan ayı oruç ayıdır. Oruç madden ve manen kişiyi kemale ulaştıran bir ibadettir. Oruç ibadeti için Rabbimiz şöyle buyurdu:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.”(Bakara Suresi -183)
Oruç İslam’ın beş şartından biridir. Tutanlara dünya ve ahiret mükafatı sağlamaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır:
"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."
"Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur."
-Ramazan ayı; İlâhî rahmet ve mağfiretin zirveye ulaştığı ve oluk oluk aktığı bir aydır. Kalbimizi ve bütün organlarımızı kötülüklerden kurtarmak ve ibadetlerle Cenab-ı Allah'ın sonsuz rahmet ve mağfiretine erişmek için, bu ay kaçınılmaz bir fırsattır.
-Ramazan ayı infak ve yardımlaşma ayıdır.Cömertliğimizin en üst seviyeye çıktığı bu ayda zekatların verilmesiyle, fıtır sadakalarının aktarılmasıyla fakirler ihtiyaçlarını giderebilmekte, zenginler ise Rablerinin kendilerine vermiş olduğu malvarlığını en doğru şekilde kullanmış olmaktadırlar.
-Ramazan ayı verilen iftarlarla, dağıtılan kumanyalarla, zengin ve fakirin kaynaştığı, bu vesile ile birlik ve beraberliğimizin en güzel noktaya ulaştığı bir aydır.
-Ramazan ayı okumuş olduğumuz Kuran’la, tuttuğumuz oruçla, içerisinde kılmış olduğumuz teravihlerle ibadet hayatımızı güzelleştirdiğimiz bir aydır.
-Ramazan hayatımızın iyi yönde değiştiği ve geliştiği bir aydır.
-Ramazan ayı şehvetimizin kırılmasına bir sebeptir. Çünkü bu ayda şeytanlar bağlanmakta, nefsimiz ise açlıkla terbiye olmaktadır.
-Ramazan ayı maddi ve manevi bakım ayımızdır. Bu ayla elde ettiğimiz değerleri koruyabilirsek bu değerleri bir yıllık yaşantımıza nihayetinde hayatımızın tamamına aktarabiliriz.
Ramazan ayı muhasebe ayıdır.
-Ramazan Sabır ayıdır. Sabrın öğretildiği benliğimize aktarıldığı bir aydır. Bu ayda nefsimizin istemiş olduğu şeyleri dizginlememiz bize sabrı öğretmektedir.
-Ramazan ayı Allah'ın rızasını kazanma ayıdır. Allah’ın bizler için helal kıldığı yeme, içmeyi sadece O’nun rızasını kazanmak için terk etmek suretiyle Rabbimizin rahmet ve mağfiretine nail olmamız mümkün olacaktır.
Büyük ecir ve sevaplarla dolu olan ramazan ayına girerken, bu ayı ihya etmek için manen hazırlıklı olmak lazımdır. Kendimizi bu ayın sevap ve mükafatına hazırlıklı ve lâyık bir hale getirmeye çalışmalıyız. Bunun için:
Ramazan ayına girerken maddî ve manevî kirlerden temizlenmeli, işlediğimiz günahları terk ederek Cenab-ı Hakk'a tövbe ve istiğfar etmeliyiz. Mesela; beş vakit namazı düzenli olarak kılmıyorsak, bir daha terk etmemek üzere devamlı kılmalıyız.
Başkalarına haksızlık etmişsek, onlardan helâllik istemeliyiz.
Ramazan ayına girerken; Allah’ın haram kıldığı kin, nefret,hased, gıybet,dedikodu, yalan, iftira gibi kötü huylardan vazgeçmeliyiz.
Ramazan ayına girerken, kalbimizi Allah'a tam teslim etmeliyiz. Niyetlerimizi düzeltmeliyiz. Çünkü ameller niyetlere göredir.
Ramazan ayına kavuşup da, o ayı Allah'ın razı olacağı şekilde geçirenleri Rabbimiz af ve mağfiret edecektir. O halde; evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem ateşinden kurtuluşa vesile olan Ramazan ayını en iyi şekilde değerlendirmeye çalışalım.
Başta Gazze/, Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere tüm mazlumların zulümden halas olması için dua edelim.
Hepinize hayırlı, feyizli bereketli Ramazanlar diliyorum
Zekeriya ALTUNTAŞ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zekeriya Altuntaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Derincemiz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Derincemiz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Derincemiz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Derincemiz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.