Bilinçlenmeyi yanlış mı anladık ?

Günümüzün sorunu her şeyi bilmek…Toplumca her şeyi bilir olduk. İnternet hayatımıza entegre olduğundan beri doktor olduk, avukat olduk ,öğretmen olduk , çocuk gelişim uzmanı olduk , ekonomi uzmanı olduk…Sanırım olmadığımız bir “bilmiyorum” demek kaldı. Acı bir tablo .Her şeyin içinin boşalması belki de bu eksik bilgilerden oldu. Yalan yanlış öğrenilen bir bilgiyi başkasına satarak kültürlü görünme çabası bizi daha küçülttü. Patavatsızlığın adı özgüven oldu. Edep pısırıklık oldu. Bilmiyorum demekse cahillik…Gençler istediklerine istediklerini söylediklerinde adına özgürlük diyorlar. Özgürlük sadece istediğini yapmak ve istediğini söylemek mi oldu peki? Özgürlüğün en önemli tanımı , bir başkasınınkinin başladığı yerde bitmesiydi. Oysa bitmek artık kabul edilesi bir gerçek değil. Eşinden ayrılmayı kabullenemeyen eşini öldüren bir erkek ya da kadın, ayrılmayı kabul etmeyip katliam yapan sevgili , öğretmeninin kendine bağırmasını kabullenemeyip kendini ya da öğretmenini vuran genç , parktan eve gitmeyen, istediği oyuncağın alınmamasını kabullenemeyip yerlerde yatan çocuklar…Tablomuz çok acı değerli okurlar. Her gün etrafımızda şahit olduğumuz bu manzaranın farkında olunması gerekiyor. Lütfen bilinçlenmeyi doğru anlayalım. Bilinçlenme adı altında dejenere olan değerlerimiz var. Kaybolup giden geleneklerimiz var. Bizi biz yapan değerlerimiz hiç uğruna yok olup gidiyor.

1990lı yıllara dönüp baktığımızda bilgiye daha zor ulaşıldığını ancak bilginin daha değerli olduğunu görüyoruz. Şimdi bilgi elimizin altında bir tuşa bakıyor. Fakat uygulayan araştıran yok. Daha çok Avrupa'da kim ne yapmış ,kim ne yemek yemiş, kim ne giymişin ,kim ne takmışın ,derdine düştük. Düştük mü düşürüldük mü o da meçhul. Akşama kadar kapanmayan televizyonlar , ellerden düşmeyen telefonlar ,bilgisayarın tabletin bağımlısı çocuklar, gençler ve hatta anne babalar. İnsanlığımız elden gidiyor…Ölümün bile selfiesini çeker olduk. Birilerinin bu gidişata dur demesi lazım. Bu gaflet uykusundan uyanmamız lazım. Eskiden yapılan hatalara üzülürdü gençler şimdiyse tecrübe deyip kenara atıyorlar. Yapmayın ne olur gençler , hayat her şeyi tecrübe edecek kadar uzun değil. Bazı hataların dönüşü yoktur. Hayatıma kimsenin karışmasına izin vermem mantığı özgürlük değildir. Unutmayın kişinin kendine verdiği zararı kimse ona veremez. Bunun için sen bin bilsen de bir bilene danış. Bu seni küçültmez aksine tam da o zaman büyürsün .

Eğitim-Meslek Danışmanı/Öğrenci-Yaşam Koçu Duygu Yiğit TETİK

@duyguokulueğitimvednsmanlik

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Duygu Yiğit Tetik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Derincemiz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Derincemiz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Derincemiz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Derincemiz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.