Olgunlaşmak Nedir?

OLGUNLAŞMAK NEDİR?

Olgunlaşmak sözlükte iki anlama gelir.

1. (meyveler için) olgun duruma gelmek.

2. (insanlar için) bilgisi, görgüsü, hoşgörüsügelişmek, olayları geniş bir açıdan değerlendirebilecek duruma gelmek.

Pekisizin için olgunlaşmak ne demektir? Bizler de meyveler gibi ağaçta dururken miolgunlaşıyoruz, yoksa mevsimine göre değişiyor mu ? Ünlü düşünür Tolstoy şöylediyor;

· - “Sorunlaraüzülmek yerine çözüme odaklanmak,

· - Başagelen durumları kabullenmek.(*)

· - Cahilinsanlardan ve tartışmalardan uzaklaşmak,

· - Kişilerve olaylar hakkında daha az konuşmak

· - Başkalarınınhatalarını daha az yargılamak.”

Tolstoy’un bakış açısına göre ne durumdayız?

Kaç tane olgunluk belirtimiz var o halde kendimizi bir sorgulayalım.Olaylara geniş açıdan bakabildiğimizde aslında olgunlaşmanın en temelbelirtisini göstermiş oluyoruz. Bir başkasının acısını hissedebildiğimizdemesela yine başkalaşmış oluyoruz. Empati yeteneğimizi ne kadar geliştirirsek okadar yaklaşmış oluyoruz rahatlık seviyesine . Rahatlık seviyesi diyorum çünküolgunlaşmak “özgürleşmektir” kendi içimizde. Fırsat verebilmektir hem kendimize hata yapmak için hem de karşımızdakininhata yapmasına . Kendi çemberimizi geliştirmektir bir nevi. Bize olgunlaşmakhep yanlış gösterildi. Sanki içindeki çocuğu öldür der gibi bir bakış açısıgetirdi. Oysaki içimizdeki çocuk ölürse o zaman hayat bizim için koca birkaranlık olur. Mesela hareketli olmayan kimselere daha çocukken yapıştırıldıolgunlaşmak etiketi. Sanki hiç şımaramazmışçasına bir algı yüklendi. Sonra bunuyanlış anlayan çocuk ömrü boyunca susmayı, fedakarlık yapmayı, sorun çıkmasındiye itirazsız kalmayı olgunlaşma sandı. Oysa olgunlaşmak bize evrensel değerleri kabullenmek adına büyük birpuan kazandıracaktı. Öfke eylemini kontrol altına alabilen bizi insanlığataşıyan ananelere en büyük destekti.

(*) Başa gelen durumlarıkabullenmeye ek olarak şunları söylemek isterim. Yani burada yapacak birşeylerin varken mücadeleden kaçmaktan bahsedilmiyor. Zira mücadele etmek deolgunlaşmaya dahil edilecek bir kavramdır. Değiştirilemez durumlar içinsöylenilecek bir cümledir.

Çözüm üretmek ise aslında bize beyinjimnastiği yaptıracak, zihnimizi esnetecek egzersizlerdendir. Sürekli sorunlarıgörmeyi bırakıp çözüme odaklandığımızda kendimiz için bir adım daha atmışoluyoruz esasında.

Sürekli aynı olaylar ekseninde dolaşmak,evet bizi sadece yerinde sayanların gürültüsüne ulaştırır. Olayları süreklikonuşmak bizi sadece konuşmuş kılar. Fakat maksadımız “ Ya hayır söyle ya sus!”şiarında sabit kalmalı. Yani bizi konuşmuş olmak için konuşmak eyleminden uzaktutmalı. Yargılamaya gelince işte orada en temel nokta kendimizi öz saygımızızedelemeyecek şekilde suçlamadan her akşam kontrol etmektir. Bugünüm dünümdenne kadar farklı ? İşte bu kritik soru bizi, kimliğimizi çokdaha ileri seviyelere taşıyacaktır.

Eğitim-Meslek Danışmanı/Öğrenci-Yaşam Koçu

Duygu Yiğit TETİK

@duyguokulueğitimvednsmanlik

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Duygu Yiğit Tetik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Derincemiz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Derincemiz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Derincemiz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Derincemiz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.