Algılama Kapasitemizi Nasıl Artırırız ?

Bu hafta yine gençlerimizin en çok sorduğu sorulardan biri olan “ Anlama kapasitemi nasıl artırabilirim?” sorusuna cevap arayacağız.

Öğretimde en büyük boşluklarımızdan bir tanesi yine eğitimin her basamağındaki öğrenci için geçerli olan “okuma” problemimizdir. Bu öyle derin ve içi doldurulası bir konudur ki yalnızca eğitimde değil hayatımızın her alanında karşımıza çıkacak olan bir olgudur. Aslında bu sorunu çözmek aynı zamanda ülkemizde yaşanan bir çok sorunu da çorap söküğü gibi kendiliğinden çözüme ulaştıracaktır.

Toplumca en büyük yaralarımızdan biri okumak… Gazete, dergi, kitap, ilaç prospektüsü, birçok malzemenin kullanım şekli vb. yazı türlerini okumaktan hep kaçınıyoruz. Bu noktada hepimizin ortak sebebi sanırım biraz umursamazlık biraz da üşengeçlik. Yeni nesil özellikle bilgiye ulaşma konusunda araştırma yapmak yerine araştırılmış olanı bulmaya kurulmuş sanki. Bir yazı başında uğraşıda bulunmak boşa kürek çekmek gibi geliyor. Okumayı biz çocukluğumuzdan bu yana aslında hep sorulan o kutsal soruya verdiğimiz kocaman yanlışla kodladık.

-“Boş zamanlarında ne yaparsın?”

-“Boş zamanlarımda kitap okurum.”

İşte biz en büyük yanılgıya burada düştük. Okumayı boş zaman değerlendirmek olarak gördüğümüzden beri, okumak bizim için ekstra zaman dilimlerinde yapılacak bir işlev oldu. Bu yanlışın peşine : “Hocam, hiç kitap okumuyor.” diye söylenip ,kendisi hiç kitap yüzü açmayan ebeveynler işin içine girince oldukça zor bir toplum olduk.

Düzenli okumak; insanların fiziksel ihtiyaçlarının yanına eklenebilecek temel durumlardan biridir. Öncelikle toplum olarak bakış açımızı değiştirmemiz gerekir. Okumak yemek yemek ,su içmek gibi bir ihtiyaçtır. Baştaki sorumuza verilecek en büyük cevap ise şudur ki ; bilimsel veriler okumanın insanın algılama kapasitesini en çok artıran faktör olduğunu açıklıyor. Eğer bu durumu desteklemek istersek okuduğumuz kitaplardan kendi cümlelerimizle birkaç anahtar kelime niteliğinde not karalamanın ise bilginin kalıcılığını sağladığı açık bir gerçektir.

Hal böyleyken önümüzde bu kadar açık gerçekler varken hala aynı devam etmek gözümüzü gerçeklerin penceresine kapamak demektir. Hani hepimiz her konuşmamızın sonunu aydınlık Türkiye’ye bağlıyoruz ya, tam da en çok bunun için okuma alışkanlığımızı bir an önce kazanmamız gerek.

Eğitim-Meslek Danışmanı/Öğrenci-Yaşam Koçu Duygu Yiğit TETİK

@duyguokulueğitimvednsmanlik

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Duygu Yiğit Tetik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Derincemiz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Derincemiz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Derincemiz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Derincemiz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.